Anlatacak ne çok öykümüz var, anlatıldığında ağlatacak ya da güldürecek ne çok özgün hikayelerimiz var.Hepside sahnede seyirciyle buluşturulmayı bekliyor,hepside kendi insanımızın hayatlarından kesitler taşıyor.
“Eşrefpaşalılar” oyunuda İzmir’in Eşrefpaşa semtinde yaşayan samimi,azimli,kendi tabirleriyle bitirim delikanlıların öyküsünü fısıldıyor kulaklara.Bıçkın,lafını esirgemeyen,samimi bu insanların yaşadıkları muhitin rajonu gereği içki,kumar,kavga gibi kötü alışkanlıkları da vardır.Bazıları bir değişim yaşar,elini eteğini çeker kötü alışkanlıklarından.Zaten adamdırlar,birde iman etmenin iksirini içince adam gibi adam olurlar.Hala o eski deli dolulukları,azimleri,hayatın içinde oluşları devam eder.Oyunda bu değişim Eşrefpaşalı Necmi Baba karakterinde temsil edilir.Bu aksiyon insanının yeni hedefi kendi gençliğine sahip çıkılmadığından mıdır bilinmez, semte bir öğrenci yurdu açtırtmaktır.Nusret Baba’nın hedefi hapisten çıkan can dostu Nusret’le farklı bir boyuta girer ve olaylar başlar.
Oyun günümüzde adeta moda olan,özendirilmeye çalışılan mafya yaşantısına da bir başkaldırış taşır.Kısaca insanların silahı nasıl aldıklarını değil, nasıl bıraktıklarını anlatır oyun.Koca binaların arasına sıkışmış küçük evlerde,gecekondularda ne kahramanlıklar yaşandığını anlatır kendi mizahi üslubunca…
Diyalog yazmak kolay değildir,hele bunu tiyatro metnine dönüştürmek için şüphesiz ayrı bir melekeye sahip olmak gerekir.Bu melekeye sahip olan genç sanatçı arkadaşım Burak Tarık, ‘Eşrefpaşalılar’ oyunu ile kalem yeteneğini sergilemiş; belki yeni bir ‘Ağır Roman’ ya da ‘Keşanlı Ali Destanı’ olma yolunda büyük adımlar atmıştır.



